"Yeter artık Sergen hoca" | Spor yazarları, Beşiktaş-Konyaspor maçı için ne dedi?
BJKHaber tarafından · 06.05.2026 09:03 · 4 görüntüleme · 0 cevap
#1
·
06.05.2026 09:03
Bülent Timurlenk: "Beşiktaş'ın iyi bir santrforu yok"
Çeyrek finalde uzatmalara giden maçta Fenerbahçe'den 25 hücum yiyip, kalesini gole kapatıp tek golle yarı finale çıkan Konya'nın, ligde hem Galatasaray hem de Trabzonspor'a şampiyonluk yarışında çelme taktığını ve yendiğini hatırlayalım... Beşiktaş ligde rakibini iki maçta da devirmişti.
Alanya'yı yenerken oynanan futbol Antep deplasmanında yarı finali düşünüp asları yedek bırakmak, iştahlı bir takım ama kanat organizasyonları olmayınca ilk yarıda 5 hücumda isabetli şut yokken sadece direkte patlayan bir top. Tabela değişmedikçe Konya canlı kalan bir takım. Oyundan hiç kopmadılar.
Beşiktaş'ın kupaya veda ederken rakip kaleye 90 dakikada sadece bir isabetli şut çektiğinin altını çizelim. Orkun Kökçü'nün liderliği, pas kalitesi tartışılmaz ancak onun dağıttığı topları hercai bir şekilde harcayan takım arkadaşları var. Fenerbahçe'nin eksiği olan iyi bir santrfor Beşiktaş'ta da yok.
İlhan Palut hem kariyeri açısından hem de Konya için çok önemli bir işe imza attı. Sergen Yalçın'ın penaltı golünün ardından yanındaki Serkan Reçber'le olan üzgün ama aynı zamanda panik dolu bakışları belki de bir yolun sonunu işaret ediyor. Avrupa Ligi bileti önemliydi. Beşiktaş camiasının hayallerini ve hedeflerini Konferans Kupası kesmez. Finalin Konya-Trabzon olmasını bekliyorum. Fatih Tekke'nin, Konya'nın Fenerbahçe ve Beşiktaş kupa maçlarını birden fazla izleyeceği kesin.
Banu Yelkovan: "İstatistikler kaderi belirlemez, sen yazarsın"
Beşiktaş baskındı, topun %59'u ondaydı ama gol bir türlü gelmedi.
İnsanlar bir yere gitmez, bir şey olmayı ummaya gider, der Alain de Botton. Tüpraş'ın tribünleri dün akşam tam da buydu, on binlerce kişi, finale çıkma olasılığının fiziksel ağırlığını taşımak için bir araya geldi. Stat, içindeki her unsuruyla, kolektif bir niyet gibiydi.
Sahada Beşiktaş baskındı, topun yüzde 58'i ondaydı, rakip ceza sahasında daha fazla pozisyon ve gol ihtimali yüzdesi de... Ama skor bir türlü konuşmuyordu. İstatistikle gerçek arasındaki o uzun koridorda maçın asıl hikâyesi yaşandı.
Beckett'in meşhur Godot'yu Beklerken oyununda Vladimir ile Estragon oyun boyunca bekler, bekler, bir türlü ayrılmazlar, çünkü ayrılmak vazgeçmektir. Tüpraş'ta da kimse ayrılmadı, kimse kalkmadı, kimse vazgeçmedi. Kalkmak bu sezonu kapatmak anlamına gelecekti.
Beşiktaş için kupa, zirveden uzak geçen bir sezonun tesellisi, elden kalan son kalesi, koca bir sezonun son anlamlı cümlesiydi.
Karşı tarafta ise bambaşka bir hikâye vardı. Konyaspor savunmak için değil, inanmak için çıkmıştı sahaya. Çeyrek finalde Fenerbahçe'yi elemişti zaten, sezonun sürprizi miydi, inancın ürünü müydü tartışılır. Ama bir takımın başında İlhan Palut varsa orada şikâyet olmaz, pes etmek olmaz, pozitif oyun ve bazen mükafatını vermese de bolca sabır olur.
Çünkü bazen, istatistikler olasılığı tarif etse de hikayeyi yazmaz, kaderi belirlemez, sen yazarsın. Hatta bazen 90+5'te.
Ceza sahası içi mi, dışı mı kararının Riva'dan geldiği o son pozisyonda, VAR dakikalarca inceledikten sonra hakemin penaltı kararını tescil etti. Bardhi'nin golünde Tüpraş'ın coşkusu, önce sessizliğe, sonra yönetime mi Sergen Yalçın'a mı yönelteceklerine karar veremedikleri bir öfkeye dönüştü.
Fatih Doğan: "İllüzyon bitti"
Önce Beşiktaş adına durum tespiti yapalım. Siyah-beyazlı taraftar ve camia aralık ayında takım lige havlu attığı için Ahmet Nur Çebi'yi gönderdi. Daha sonra Beşiktaş'ı aralık ayında yarışı bırakan takım olmaktan kurtaracağız diyerek yola çıkan Hasan Arat'ı yıprattı, görevi bırakmasıyla 1 yılı doldurmadan başkanlığa veda etti. Serdal Adalı geldiğinde ocak ayına yine umutsuzlukla girilmişti, bir iki transfer dönemiyle aralık ayında havlu atma sendromuna son verme vaadiyle geldi. Güven, zaman istedi ve Solskjaer'i gönderip takımın başına Sergen Yalçın'ı getirdi.
Çebi, "Benim 1 şampiyonluğum ve bir kupam var'' diyerek teselli bulabilir. 11 ay başkanlık yapan Arat, "Şampiyonluğum yok ama bir Süper Kupam var'' diyerek kendini dill
Kaynak: NTV Spor
Çeyrek finalde uzatmalara giden maçta Fenerbahçe'den 25 hücum yiyip, kalesini gole kapatıp tek golle yarı finale çıkan Konya'nın, ligde hem Galatasaray hem de Trabzonspor'a şampiyonluk yarışında çelme taktığını ve yendiğini hatırlayalım... Beşiktaş ligde rakibini iki maçta da devirmişti.
Alanya'yı yenerken oynanan futbol Antep deplasmanında yarı finali düşünüp asları yedek bırakmak, iştahlı bir takım ama kanat organizasyonları olmayınca ilk yarıda 5 hücumda isabetli şut yokken sadece direkte patlayan bir top. Tabela değişmedikçe Konya canlı kalan bir takım. Oyundan hiç kopmadılar.
Beşiktaş'ın kupaya veda ederken rakip kaleye 90 dakikada sadece bir isabetli şut çektiğinin altını çizelim. Orkun Kökçü'nün liderliği, pas kalitesi tartışılmaz ancak onun dağıttığı topları hercai bir şekilde harcayan takım arkadaşları var. Fenerbahçe'nin eksiği olan iyi bir santrfor Beşiktaş'ta da yok.
İlhan Palut hem kariyeri açısından hem de Konya için çok önemli bir işe imza attı. Sergen Yalçın'ın penaltı golünün ardından yanındaki Serkan Reçber'le olan üzgün ama aynı zamanda panik dolu bakışları belki de bir yolun sonunu işaret ediyor. Avrupa Ligi bileti önemliydi. Beşiktaş camiasının hayallerini ve hedeflerini Konferans Kupası kesmez. Finalin Konya-Trabzon olmasını bekliyorum. Fatih Tekke'nin, Konya'nın Fenerbahçe ve Beşiktaş kupa maçlarını birden fazla izleyeceği kesin.
Banu Yelkovan: "İstatistikler kaderi belirlemez, sen yazarsın"
Beşiktaş baskındı, topun %59'u ondaydı ama gol bir türlü gelmedi.
İnsanlar bir yere gitmez, bir şey olmayı ummaya gider, der Alain de Botton. Tüpraş'ın tribünleri dün akşam tam da buydu, on binlerce kişi, finale çıkma olasılığının fiziksel ağırlığını taşımak için bir araya geldi. Stat, içindeki her unsuruyla, kolektif bir niyet gibiydi.
Sahada Beşiktaş baskındı, topun yüzde 58'i ondaydı, rakip ceza sahasında daha fazla pozisyon ve gol ihtimali yüzdesi de... Ama skor bir türlü konuşmuyordu. İstatistikle gerçek arasındaki o uzun koridorda maçın asıl hikâyesi yaşandı.
Beckett'in meşhur Godot'yu Beklerken oyununda Vladimir ile Estragon oyun boyunca bekler, bekler, bir türlü ayrılmazlar, çünkü ayrılmak vazgeçmektir. Tüpraş'ta da kimse ayrılmadı, kimse kalkmadı, kimse vazgeçmedi. Kalkmak bu sezonu kapatmak anlamına gelecekti.
Beşiktaş için kupa, zirveden uzak geçen bir sezonun tesellisi, elden kalan son kalesi, koca bir sezonun son anlamlı cümlesiydi.
Karşı tarafta ise bambaşka bir hikâye vardı. Konyaspor savunmak için değil, inanmak için çıkmıştı sahaya. Çeyrek finalde Fenerbahçe'yi elemişti zaten, sezonun sürprizi miydi, inancın ürünü müydü tartışılır. Ama bir takımın başında İlhan Palut varsa orada şikâyet olmaz, pes etmek olmaz, pozitif oyun ve bazen mükafatını vermese de bolca sabır olur.
Çünkü bazen, istatistikler olasılığı tarif etse de hikayeyi yazmaz, kaderi belirlemez, sen yazarsın. Hatta bazen 90+5'te.
Ceza sahası içi mi, dışı mı kararının Riva'dan geldiği o son pozisyonda, VAR dakikalarca inceledikten sonra hakemin penaltı kararını tescil etti. Bardhi'nin golünde Tüpraş'ın coşkusu, önce sessizliğe, sonra yönetime mi Sergen Yalçın'a mı yönelteceklerine karar veremedikleri bir öfkeye dönüştü.
Fatih Doğan: "İllüzyon bitti"
Önce Beşiktaş adına durum tespiti yapalım. Siyah-beyazlı taraftar ve camia aralık ayında takım lige havlu attığı için Ahmet Nur Çebi'yi gönderdi. Daha sonra Beşiktaş'ı aralık ayında yarışı bırakan takım olmaktan kurtaracağız diyerek yola çıkan Hasan Arat'ı yıprattı, görevi bırakmasıyla 1 yılı doldurmadan başkanlığa veda etti. Serdal Adalı geldiğinde ocak ayına yine umutsuzlukla girilmişti, bir iki transfer dönemiyle aralık ayında havlu atma sendromuna son verme vaadiyle geldi. Güven, zaman istedi ve Solskjaer'i gönderip takımın başına Sergen Yalçın'ı getirdi.
Çebi, "Benim 1 şampiyonluğum ve bir kupam var'' diyerek teselli bulabilir. 11 ay başkanlık yapan Arat, "Şampiyonluğum yok ama bir Süper Kupam var'' diyerek kendini dill
Kaynak: NTV Spor
Cevap yazmak için giriş yapın veya üye olun.